Örümcek 101

Çoğumuz örümceklerden hoşlanmayız. Genellikle de onlar hakkında çok az şey biliriz. Bu bilgi eksikliği, konu onları resmetmeye geldiğinde açıkça belli olur. Bu resimler genelde gerçek örümceklerden çok karikatürlere benzer. Örneğin eski çizimlere baktığımızda doğru olarak aktarılan tek özelliğin bacak sayısı olduğunu görebiliriz. Aşağıdaki 1491 yılında Almanya’da yayınlanmış Hortis Sanitatis isimli eserden alınan çizimde de görüldüğü gibi orta çağa ait eserlerde örümcekler kabaca ve insan vücudundan esinlenerek çizilmişlerdir. (Bkz. Figür 1) (1)


Figür 1

Bunun aksine diğer örneğimizdeki çizimde bahçe örümceğinin tüm özellikleri doğru bir şekilde aktarılmıştır. Rösel von Rosenholf’a ait buradaki bakır levha gravüründe örümceğin; sekiz bacağı, sekiz gözü, iki vücut bölümü ve en önemlisi de ağ üreten örü memeleri gerçeğe oldukça yakın bir şekilde resmedilmiştir. (Bkz. Figür 2) (2)


Figür 2



İnternette birkaç sene önce denk geldiğim bir içerikte, ne kadar bilimsel bir bilgi bilmiyorum, hiçbir zaman bir örümcekten 3 metreden daha uzak olamayacağımız belirtiliyordu. Etrafımıza baktığımızda kendi evimizden dışarı adım attığımız anda, hatta bazen evimizin içinde dahi, bir örümcek görme ihtimalimiz oldukça yüksektir. Şu anda dünya üzerinde 49 bin 241 örümcek türü bilinmektedir. [3] Ülkemiz içinse bu sayı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden akademisyenlerin çalışmasına göre 1117 tür, 2 alttür ve bunların toplandığı 52 familya olarak belirtilmiştir.[4] Dünyada Antarktika hariç tüm kıtalarda geniş bir dağılım gösterirler.

Örümcekler bilim dışında birçok alanda da insanların ilgisini çekmiş ve ilham kaynağı olmuştur. J. R. R. Tolkien tarafından yazılan ünlü seri Yüzüklerin Efendisi’nde de Shelob isimli dişi bir örümcek vardır. Filminde bazı sahnelerden izleyenlerin hatırlayacağı gibi vücudu kabaca iki bölümden oluşur. Bu iki bölümden ilki; gözler ve zehir dişleri gibi yapıları taşıyan baş ve göğsün kaynaşmasından oluşan kısım, sefalotoraks veya prosoma olarak adlandırılır. Hepsinde bulunan ve örümceklerin karakteristiği olan 4 çift bacak göğüsten çıkar. Vücutlarının arka kısmında ise abdomen veya opisthosoma denen karın kısmı bulunur. Vücutları en arkadaki ağ örmeye ve üretmeye yarayan örü memeleri (spinnerets) ile sonlanır.(5) Anatomileri hakkındaki önemli bir diğer nokta ise gözlerinin yerleşim modelinin sınıflandırılma açısından çok güzel bir belirteç olmasıdır. Çoğu familya sadece gözlerinin yerleşimine bakılarak saptanabilir.

Ağ örmek bütün örümceklerin ortak bir özelliğidir. Yengeç örümcekleri gibi örümcekler sadece avlarını taşımak için basit yapılı ağlar örerken. Bahçe örümcekleri kendilerini ortaya alacak şekilde çok ihtişamlı ağlar örebilirler. Bunun yanı sıra ağın içerisindeki bileşenlerin oranlarını değiştirerek farklı amaçlar için farklı ağlar örebilirler. Buna örnek olarak daha katı duran ve daha kalın olan dişilerin yumurtaları saklamak için ördüğü yumurta kesesi (egg sac, cocon) verilebilir.(6)

Örümceklerin tamamına yakını karnivordur. Yani ana besinleri başka hayvanların vücutlarıdır. Her zaman için canlı olarak yakaladıkları avlarıyla beslenirler. Bazı familyalarda nektar veya polen gibi besinleri de tükettikleri görülebilir. Avlarını yakaladıklarında keliser adı verilen yapıların bitiminde bulunan ve bir şırıngaya oldukça benzeyen iki dişi (Bkz. Figür 3) ile avının dış kabuğunu veya derisini delip içerisine avını felç eden bir zehir ve dokularını sindiren sindirim enzimleri enjekte ederler. Daha sonra ise sindirilmiş olan kurbanlarını tabiri caiz ise bir pipetle çeker gibi sıvı olarak tüketirler.(7)

Figür 3 - a) Şırınga iğnesi, b) Engerek dişi, c) Örümcek dişi, d) Akrep kuyruğu

Fotoğraf: Foleix ve Erb.

Yukarıdaki görselde oldukça açık bir benzerlik göze çarpar. Sıvının çıktığı açıklığın yeri ve şekli en kısa sürede en fazla sıvıyı en az uğraşla enjekte edebilmek üzerine tasarlanmıştır.

Burada değinmemiz gereken konu ise örümceklerin insanları bir av olarak görüp görmediğidir. Örümcekler büyük çoğunlukla kendi boyutundan büyük avlardan çekinirler. Normal şartlarda bir örümcek bir insanı av olarak görmez ve ısırmaya kalkmaz. Ancak tehdit altında hissederse veya yavrularını korumaya çalışırsa parmağınızı veya elinizi ısırabilirler. Aynı şekilde uyurken veya yürürken yanlışlıkla bir örümceği rahatsız ederseniz yine ısırabilirler. Ancak bu sizi yemek istedikleri için değil savunmaya geçtikleri içindir. Ayrıca çoğu örümcek insan derisini dahi delemez. Çok büyük çoğunluğunun zehri ise tıbbi açıdan bir sorun oluşturacak kadar güçlü değildir. Ancak alerjik reaksiyonlar ciddi sorunlara yol açabilir.

Gördüğümüz yerde onları öldürmeye çalışmak yerine dışarıya bırakmak veya rahat bırakıp oradan ayrılmak doğal dengenin korunmasında etkili olan canlılar olan örümceklerin korunması açısından oldukça önemlidir.


Kaynaklar:

(1), (2), (5), (6), (7) Foelix, R. F. (2011). Biology of Spiders. New York: Oxford University Press.

[3] Bern, N. (2021). NMBE - World Spider Catalog. Retrieved 25 March 2021, from https://wsc.nmbe.ch/

[4] Demir, H., & Seyyar, O. (2017). Annotated checklist of the spiders of Turkey. Munis Entomology & Zoology, 12(2), 433-469.

132 görüntüleme14 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör