BİR ZAMANLAR YÜRÜYEN BALİNALAR!

BALİNALARIN EVRİMSEL SÜRECİ

Balinaların dünyadaki en görkemli ve ilginç hayvanlar arasında yer aldığı şüphesizdir. Gerek gelişmiş zekâ seviyeleri gerekse heybetli vücutlarıyla oldukça ilgi çekici hayvanlardır. Balina dendiğinde akıllara devasa vücutlarıyla derin sularda süzülen ürkütücü hayvanlar gelir. Fakat bundan yaklaşık 50 milyon yıl geriye bakarsak, balinaların pek de günümüzdeki gibi olmadığını kolaylıkla söyleyebiliriz.


Yürüyen Balinalar!

Figür 1: Pakicetus

Günümüzden 50 milyon yıl kadar geriye

gidersek, suda avlanan devasa hayvanlar yerine yalnızca bir köpek büyüklüğünde olan Pakicetus türünü (Bkz. Figür1), sulak bir alanda balık ve çeşitli küçük hayvanlarla beslenirken görebiliriz. Balinaların atası Pakicetus, günümüz balinalarından oldukça farklıydı, bir köpeğinki gibi sivri dişleri, dört ayağı olan ve yalnızca birkaç kilo ağırlığında olan bu canlı, deniz memelilerinden çok toynaklı hayvanlara benziyordu (Pakicetus’a çok benzeyen canlı örneği ise su aygırlarıdır).




Figür 2: Ambulocetus

Pakicetus’un zamanla suda avlanma ve suda çok daha fazla zaman geçirme sonucunda perdelenen ayakları ve incelen vücuduyla Ambulocetus (Bkz. Figür2) oluştu. Ambulocetus Pakicetus’a kıyasla oldukça büyüktü.



Ambulocetus zaman içinde evrimine

Figür 3: Balinalarda evrim

devam etti (Bkz. Figür3) ve kısalan bacaklar, güçlenen kuyruk, arkaya kayan burun ve yanlara çekilen gözler gibi özellikler ile Dorudon’a, daha sonra ise küçülen bacakların tamamen kaybolması ve burun deliklerinin hava deliğine dönüşmesiyle birlikte bu uzun yolculuğunun sonunda günümüzdeki balinaların son haline ulaştı.


Günümüzde bilinen balina türü doksandan fazladır. Ayrıca günümüzde dünya üzerinde yaşayan en büyük canlı mavi balinalardır (Balaenoptera musculus).

Peki ya kanıtlar?



Bu yazıyı okurken dünyadaki en büyük canlılardan olan balinaların bir zamanlar bir köpeğe veya su aygırına benzediğini düşünmek belki imkânsız gelmiş olabilir, fakat umarım aşağıdaki örnekler ve kanıtlardan sonra evrimin bu inanılmaz gücü daha net bir şekilde anlaşılacaktır.

Balinaların diğer deniz canlılarının aksine belirli bir süre sonunda su yüzeyine çıkıp nefes alma ihtiyaçları ve kemik ve omurga yapılarının kara memelilerinkine benzemesi kara memelilerinden gelmelerinin önemli kanıtlarındandır. Ayrıca, memeli deniz hayvanlarından olan balinalar diğer memeliler gibi sıcak kanlı, canlı doğum yapan, yavrularını kendi sütleriyle besleyen canlılardır.




Figür 4: Balinanın içindeki işlevsiz kemikler

Yanda da gördüğünüz (Bkz. Figür4) işaretlenmiş kemikler pelvis (leğen kemiği)

ve femur (uyluk kemiği) kemikleridir. Bu kemikler balinaların ataları olan Pakicetus’da bulunan kemiklerdi. Fakat zaman içinde evrimleşen balinalarda bu kemik işlevini yitirmiştir. Öyle ki evrim bir anda olup biten bir eylem değil, aksine uzun yıllar içerisinde çeşitli değişikliklere neden olan bir süreçtir. Bu nedenle bu işlevsiz kemiklerin de yıllar içerisinde yok olacağını öngörebiliriz.


Sonuç olarak balinalar da diğer canlılar gibi evrim geçirmiş ve geçirmeye devam etmektedirler. Dolayısıyla bugün balinaların atalarına nasıl hayret içinde bakıyorsak bundan yüzyıllar sonra da günümüzdeki balinaların hallerine hayretle bakma ihtimalimiz oldukça yüksektir.









115 görüntüleme20 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

spikegen.tr@gmail.com

Tüm hakları saklıdır.

  • Instagram
  • Twitter
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube
  • Facebook