BİTKİ BESİN ELEMENTLERİ

Bitkiler geliştikleri ortamlarda toprak altından ve toprak üstünden organlarıyla çok sayıda besin elementi alırlar. Araştırmalara göre de bu elementler 74 tane olarak belirlenmiştir. Tabi bu elementler arasında bitkilerin olmazsa olmazı olan elementler de vardır bunlara mutlak gerekli besin elementleri denir. Mutlak gerekli besin elementleri bitkiden bitkiye ve ihtiyaca göre miktar bakımından değişiklik gösterir. Bu olmazsa olmaz besin elementleri; karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor, potasyum, magnezyum, kalsiyum, kükürt, demir, mangan, molibden, bakır, bor, çinko, klor, sodyum, kobalt, vanadyum ve silisyumdur.

Bitkiler temelde su, organik madde ve besin elementlerinden oluşur. Genel bir oran verecek olursak da %70’ini su, %27’sini organik madde ve %3’ünü besin elementleri oluşturmaktadır. Bitkilerdeki besin element içerikleri kuru maddeye ifade edilir. Kuru maddenin büyük bir bölümünü de karbon, oksijen ve hidrojen oluşturur ve bitki bunları çoğunlukla karbondioksit ve sudan alırlar. Devam ettirecek olursak miktar bakımından azot, potasyum, kalsiyum, fosfor ve kükürt devam ettirir. Besin elementlerin miktarlarından bahsedecek olursak bunlar bitkinin türü, yaşı, kök büyümesi, toprağın kimyasal fiziksel ve biyolojik özellikleri gibi birçok etmenlerden etkilenir. Kimi elementler de bitkilerin genç organ veya yaşlı organlarında farklılık göstererek bulunurlar ki bu olgu bitkilerde hareketlilikle yani mobiliteleri ile ilgilidir. Örneğin mobil element olan potasyum yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınarak genç yapraklarda daha fazla bulunur. Ama kalsiyum gibi kimi elementler de bitkilerde mobil olmadıkları için yaşlı yapraklarda miktarlarında artış gözlemlenir. Bu durum genç bitkilerin yaşlılara oranla geliştikleri ortamdan daha fazla besin elementi aldıklarını ve bu miktar yaş ilerledikçe azaldığını gösterir. Kısaca mobil ve immobil elementleri belirtelim. Mobil elementleri azot, potasyum, magnezyum, fosfor, klor, sodyum, çinko ve molibden oluştururken immobil elementleri ise kalsiyum, kükürt, demir, bor ve bakır elementleri oluşturur. Sizlere birkaç besin maddesinin işlevlerinden ve noksanlığında neler olduğundan bahsedeyim.


Şekil 1 AZOT NOKSANLIĞI


Azot elementini bitkiler, nitrat (NO3) ve amonyum (NH4) iyonları olarak alırlar. NH4 alımı nötr ya da nötre yakın pH’larda artarken, NO3 alımı asit pH’larda daha fazla olur. Bu elementin noksanlığında ise somut belirti olarak yapraklarda sararmaları söyleyebiliriz. Sararma yaşlı yapraklardan başlayarak genç yapraklara doğru devam eder. Açık yeşilden sarı renge dönüşünde bitki yaprakları CO2 özümleme yeteneğini kaybedip ölür. Aynı zamanda azot noksanlığı bitkilerde vejetatif gelişmeyi geriletirken, generatif büyümeyi hızlandırıp ürün miktarının da azalmasına neden olur. Noksanlık derecesine bağlı olarak bitkide az ya da çok bodur büyüme meydana gelir ve kalınları da azalır. Sürgün oluşumu gerilerken yapraklarda büyüme azalır ve genç yapraklar küçük ve ensiz bir görünüm alır.


Şekil 2 POTASYUM NOKSANLIĞI


Bitki fizyolojisinde en önemli elementlerden olan potasyum elementinden bahsedelim. Bitkiler potasyum elementini K+ şeklinde alırlar. Potasyum alımı azot dışındaki diğer elementlerden daha fazladır. Bu fazla alım bitki membranlarının potasyumu fazla miktarda geçirmesinden kaynaklanır ki bu olgu membranlarda fazla miktarda İyonofor bulunmasıyla açıklanmaktadır. Potasyum elementi aynı zamanda enzim aktivitesi içinde oldukça gerekli bir elementtir. Bu nedenle potasyum olmayan bitkilerde kimyasal değişimler meydana gelir. Tabi potasyum elementinin noksanlığında bitkide büyüme geriler ve bunu sararma (kloroz) ve lekelenme (nekroz) oluşumu ile gösterir. Belirtiler öncelikle yaşlı yapraklarda meydana gelir ve yaprak kenarlarında ve uçlarında oluşur.


Şekil 3 MOLİBDEN NOKSANLIĞI


Molibden elementi ise bitkiler tarafından molibdat (MoO4-2) şeklinde alınır. Molibden bitkilerde yaşamsal öneme sahip Nitrogenaz ve Nitrat Redüktaz enzimlerin yapısında da yer alır. Bu elementin noksanlığı önce orta ve yaşlı yapraklarda ortaya çıkar. Yapraklar sarıdan sarımsı yeşile renk değiştirmesiyle ve yaprakların kenarları içe doğru kıvrılmasıyla gözlemlenir. Noksanlık en sık ve en yaygın olarak hardalgil familyasında ve özellikle karnabaharda görülür. Noksanlık çok şiddetli olduğunda ise yaprak ayaları oluşmaz ve yaprak orta damarı kalır. Bu görünüm kırbacı andırdığı için karnabahar bitkisinde molibden noksanlığı Kırbaç Kuyruk olarak bilinir.


Şekil 4 KALSİYUM NOKSANLIĞI


Son olarak kalsiyum elementini bitkiler Ca+2 iyonu şeklinde alırlar. Kök katyon değişim kapasitesi yüksek olan bitkiler daha fazla Ca alırlar. Bitki dokularında toplam kalsiyumun büyük bölümü hücre duvarlarındadır. Sebebi de hücre duvarlarında kalsiyum bağlama yerlerinin fazla olması ve sitoplazma içinde kalsiyumun hareketinin sınırlı olmasıdır. Noksanlığında ise bitki dokularında Poligalakturonaz birikir ve kalsiyum pektatların parçalanmasına neden olur ve böylelikle hücre duvarları da parçalanır. Belirti olarak ise yaprak ayalarında ve gövdenin üst kısımlarında sararma ve şekil bozukluları meydana gelir.


Şekil 5 DİĞER ELEMENTLERİN NOKSANLIK GÖRÜNTÜLERİ


KAYNAKLAR


1. Kaçar, B., Katkat, A., & Öztürk, S. (2010). Bitki fizyolojisi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

2. Kesin, M. (2021). Potasyum | DOKTOR TARSA | Doktor Tarsa Tarım. Retrieved 19 May 2021, from https://www.drt.com.tr/TeknikBilgi.aspx?page=Potasyum

3. Bitkilerde Kalsiyum Eksikliği. (2021). Retrieved 19 May 2021, from https://sorhocam.com/konu.asp?sid=785&bitkilerde-kalsiyum-eksikligi.html

4. (2021). Retrieved 19 May 2021, from https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/307430

Görüşmek Dileğiyle…

35 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör