KANSERDE GEN TEDAVİSİ

Günümüzde kanser deyince herkesin aklına mutlaka bir şeyler gelmektedir. Günümüzün en bilinen hastalıklarından biri olan kanserin sebepleri arasında gen olduğu gibi tedavileri arasında da gen bulunmaktadır.


Kanserde gen tedavilerini 6 başlık altında toplayabiliriz;

Bunlardan ilki kanser hücrelerini ilaca daha duyarlı hale getirmek. Bunun amacı kanser hücresine gönderilen gen ile uygulanan tedavilerin etkinliğini artırmaktır. Güncel çalışmalar kanserli hücrelerin radyoterapiye gösterdiği direnci yenmeye yöneliktir[1]. Bu konuyla ilgili bir araştırma yapılmış ve kanser hücrelerine virüs aracılığıyla gen aktarımı yapılmış bu aktarımın sonucunda ise kanser hücrelerinin radyoterapiye karşı direnç gösteremedikleri belirlenmiştir. Bu tip çalışmaların güvenilirliği ve etkinliği test edilmeye devam etmekte.


Bir diğer tedavi yöntemi ise bağışıklık hücrelerine gen tedavisi uygulamak. Bunun amacı kanser hücrelerine daha güçlü saldırmak. Kanserin özelliklerinden biri kanser hücrelerinin bağışıklık sistemine görünmez olmayı öğrenmesidir. Bu amaçla bağışıklık sistemi hücreleri hastadan alınır ve laboratuvar ortamında gen aktarımlarla eğitilir beklenti ise kanserli hücreye atak yapmasıdır. Bu konuda umut verici çalışmalarda mevcut. Umut verici haber ise T hücrelerinden gelmektedir. Peki nedir bu T hücreleri? Bağışıklık sisteminde aktif rol alan en önemli hücre çeşitidir. Gen aktarımıyla T hücreleri silahlandırılır ve kanserli hastaya farklı kemoterapi ilaçlarının kombinasyonuyla verilir. Klinik çalışmalar devam etmekte olup hastaların çoğunda tümör büyümelerinde yavaşlama gözlemlenmiştir.


Üçüncü tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkan tedavi ise; kanserli hücreleri koruyan mekanizmaları ortadan kaldırmaktır. Normal hücrelerde DNA hasarı meydana geldiğinde P53 adı verilen bir gen aktif hale gelir. Bu gen tümör baskılayıcı gen olarakta bilinir. Daha sonra hücre bölünmesini durdurur ve hasarı tamir etmeye çalışır. Eğer hücredeki hasar tamir edilemeyecek boyutlarda ise programlanmış hücre ölümüyle hücre ortadan kaldırılır. Buna apopitoz da diyoruz. İnsanda meydana gelen kanser türlerinin %50 sinde p53 geninin mutasyona uğradığı bulunmuştur. Yani mutant P53 genine sahip kanser hücreleri olması gerektiği gibi programlı hücre ölümüne uğramazlar ve bu da kanser anlamına geliyor. Araştırmacılar kanser hücrelerindeki bozuk p53 genini sağlıklı p53 geniyle değiştirerek kanser hücresinin bir nevi kendi kendilerini öldürerek intihar etmesini amaçlamışlardır. Sağlıklı geni hücre içine aktarmak için sadece kanserli hücrenin içerisine girebilen virüsleri taşıyıcı olarak kullanıyoruz. Bu amaçla Çin’de üretilen ilaçlar Gendicine ve Advexin adlı ilaçlardır[2]. Her iki ilaç da Amerikan İlaç Dairesi FDA’dan onay alamamıştır. Temel sorun bağışıklık sisteminin virüslere saldırması bununla birlikte virüslerin kontrolden çıkıp enfeksiyonlara neden olmasıdır. Son yıllarda hedef non-viral taşıyıcılar (bunlar yağ damlacıklarıdır) ile sağlıklı genin kanser hücresine ulaştırılmasıdır. Klinik araştırmalar halen sürmektedir.


Diğer tedavimiz yine virüsler ile. Virüslerin genetik tekniklerle modifiye edilip kanserli hücreyi hedef alması. Onkolitik virüsler kanserli hücreyi hedef alıp onu yok eden organizmalardır. Araştırmacılar virüslerin genetik bilgilerini değiştirmiş ve kanserli hücreye atak yapacak şekilde programlamışlardır. Bu bağlamda tasarlanan ve FDA onayı almayı başaran ilk tedavi edici onkolitik virüs aşısı Talimogene laharparepvecdir. Cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı melanoma tedavisinde kullanılmaktadır.


Yeni nesil ilaç olarak bilinen ön ilaç tedavilerinin amacı spesifik olarak kanser hücresini hedef almak. Bu tedavilerde ilk olarak kanser hücreleri belli genlerle manipüle edilir. Manipüle edilen kanser hücreleri vücuda verilen bir ön ilacı farklı bir moleküle dönüştürür. Bu dönüşüm sonucunda kanser hücresinin kendi kendini yok etmesi amaçlanmakta. Ön ilaç normal hücrelere herhangi bir zarar vermez bu yüzden kemoterapiden daha çok dikkat çekmektedir. Özellikle beyin tümörlerinde umut vadeden çalışmalar bulunmaktadır. Fareler üzerinde bir araştırma yapılmıştır ve bu araştırmada kanserli hücrelere gen aktarımı yapıldıktan sonra ön ilaçlardan biri verilmiştir. Bu ilaç ganciclovir'dir. Kanserli hücreler bu ilacı farklı bir moleküle dönüştürür. Buu dönüşüm sonucunda ise sonuçlar sevindirici olmuştur. Çünkü kanser hücrelerinin canlılıklarını kaybettikleri görülmüştür.


CRISPR/CAS9 gen düzenleme teknolojisine gelecek olursak şunları söyleyebilirim. 2013 yılında tüm dünyaya adını duyurmuştur. Crispr/cas9 gen düzenleme teknolojisi, bakteri ve virüsler arasındaki etkileşimlerin araştırılırken bulunmuştur. Virüsler bakterilere saldırırken, bakteri yüzeyine tutunmakta ve bakteriye kendi DNA’sını enjekte etmekte. Bu virüs DNA’sı, bakterinin genetik yapısına girer ve bunun sonucunda virüslerin üretilmesini sağlar. Bakteriler bu duruma karşı bir korunma mekanizması geliştirmişlerdir. Bakteri virüs DNA’sını tanımladığında cas9 enzimi yardımıyla virüsü keser. Bu kesilen virüs DNA parçasına crispr adı verilir. Bakteri, bu DNA parçasını kendi genetik yapısına aktararır ve hafızasında tutar. Böylece aynı virüs tekrardan bakteriye saldıracak olduğunda virüse karşı daha hızlı savunma gerçekleştirir. Yani crispr/cas9 sistemini bakterinin bağışıklık sistemiymiş gibi düşünebiliriz. Özetle crispr, bakterilerde doğal olarak bulunur. Cas9 enzimi ile birlikte bakterilerin virüslere karşı savunma sistemini oluşturan gen bölgesidir[3]. Araştırmacılar crispr/cas9 sistemini gen düzenlemede kullanılabilecek şekilde tasarlamıştır.

Bilindiği üzere kanserin temel sebeplerinden biri de genlerde meydana gelen hasarlardır. Crispr tekniği ile mutasyona uğramış gen dizisi tamamen çıkarılabilir ya da hatalı protein kodlayan genlerin, doğru protein kodlayan genlerle yerleri değiştirilebilir. Böylelikle kanser yapıcı mutasyonlar ortadan kaldırılabilir. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin savaşçı hücreleri olarak bilinen T hücreleri crispr ile programlanarak kanser hücresine daha etkili saldırması sağlanabilir.


REFERANS:

[1] (2021). 9 Mayıs 2021 tarihinde https://www.journalagent.com/bsbd/pdfs/BSBD-93823-REVIEW-BAYKARA.pdf adresinden erişildi.

[2] Kanser Tedavisinde Genetik Haritalama Dönemi-ZekiDoktor. (2021). 9 Mayıs 2021 tarihinde https://zekidoktor.com/kanser-tedavisinde-genetik-haritalama-donemi.html adresinden erişildi.

[3] (2021). 9 Mayıs 2021 tarihinde https://www.drozdogan.com/bilimde-devrim-yaratan-bulus-genetik-muhendisligi-ile-crispr-cas9/ adresinden erişildi.

31 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör