STAFİLOKOK BAKTERİLER

Mikrococcaceae ailesinden olan stafilokoklar tıbbi açıdan çok önemli bir gruptur. Stafilokoklar düzensiz kümeler halinde üreyen gram pozitif koklar olduğu için mikroskobide mavi-mor renk gösterirler. Bu bakteriler klinik açıdan üç grupta incelenir. Bunlar insandaki stafilokoksik enfeksiyonundan sorumlu olan Staphylococus Aureus, doğal flora üyesi olan ama aynı zamanda enfeksiyon yapan Staphylococcus Epidermidis ve sistite yol açan Staphlococcus Saprophyticus’tur.



S. Aureus kapsül oluşturan koklardır. (Kapsül oluşumu in vivo yani hücre içi gerçekleşen bir olaydır.) Bu kapsül S. Aureus’a virülans özellik kazandırır. S. Aureus suşunun pepdidoglikanına kovalent bağla protein A adındaki yüzey proteini bağlanır. S. Aureus katı besiyerlerinde genel olarak altın sarısı bir pigment oluştururlar. Kanlı agarda ise tam hemoliz oluşturan bir koktur. S. Aureus bakterisinin hücre duvarlarında türe-özgü antijen olarak Ribitol Tekoik Asit bulunur.


S. Aureus’u tanımlamak için laboratuvarlarda en çok kullanılan test koagülaz testidir ve bu bakterimiz koagülaz pozitif (+) sonuç verir.


S. Epidermidis bakterilerin kolonileri beyazdır. Mikroskop altında salkım şeklinde görünürler. S. Aureus gibi tam hemoliz göstermez sadece bazı suşları kanlı agarda hemoliz oluşturur. S. Epidermidis’in hücre duvarına Gliserol Tekoik Asit bağlanır. S. Epidermidis ve S. Aureus bakteriler anaerop ortamlarda üreyen bakteri çeşitleridir ve karbonhidratı enerji kaynağı olarak kullanırlar. Koagülaz testinde negatif (-) sonuç verir.


S. Saprophyticus bakterisinin kolonileri ise beyazdan grimsi beyaza kadar değişkenlik gösterir. Mikroskop altında üzüm taneleri şeklinde görünür. Genel olarak dışkıda, üretrada ve servikste bulunan bir bakteri çeşitidir. Bu stafilokok türü hemoliz yapmaz. S. Saprophyticus aynı zamanda anaerop ortamlarda iyi üremeyen bir bakteridir. Koagülaz negatif (-) bir bakteridir. Bu şekilde stafilokokların biyokimyasal ve metabolik özellikleri, bakterinin cins ve tür olarak tanımlanmasında kolaylık sağlar. Stafilokok bakteriler her yerde bulunur ve hemen hemen tüm insanların derileri S. Epidermidis ile kolonize halindedir. Erişkin toplumun %30-40’ı S. Aureus bakteri taşıyıcısıdır ve bu bakteri en çok burun deliklerinde taşınır. Stafilokoklar çevre koşullarında ve havada uzun zaman kalabilen bakterilerdir fakat en çok yayılım gösteren yol insandan insana yayılımdır. Stafilokoklar arasındaki genetik bilgi aktarımı transdüksiyon yoluyla yapılır. Stafilokok suşlarının çoğunluğu lizojeniktir ve bu grup B lizojenik bakteriyofajlar, transdüksiyon yapma özelliğine sahiptir. Bazı durumlarda transformasyonda yapılır fakat stafilokoklar arasında konjugasyon görülmez.

Peki bu bakterilerin hastalık oluşturması ve tanı konulması için ne yapılmalıdır?

İşte bu sorunun cevabı şöyle, stafilokoksik hastalıklarda laboratuvar tanısı için öncelikle bakterilerin üreyip, tanımlanması gerekir. Patolojik örneklerde kümeler halinde gram pozitif bakterilerin bulunması hastalığın varlığına işaret etmektedir. Stafilokoksik hastalıklar demişken birkaç örnekle bu anlatımımı güçlendirmek isterim. Örneğin, invaziv formda (bu form abse oluşumu ile karakterizedir) oluşan hastalıklardan olan Piyodermadan söz edeyim. Piyoderma’nın etkenini S. Aureus veya S. Epidermidis oluşturur. Bu hastalık en çok nemli, ılık iklimlerde yaşayan çocuklarda rastlanmaktadır.


Diğer bir invaziv form olan Folikülit hastalığı, tek kıl folikülünün, çevre dokusuyla birlikte olmasıyla seyreden yerel bir enfeksiyondur. Folikül etrafında küçük abseler oluşturur ve bu hastalık S. Aureus, bazen de S. Epidermidis etkeni ile oluşmaktadır.




KAYNAKLAR:

1. Kingsbury, D. (1992). Mikrobiyoloji. İzmir: Saray Tıp Kitabevileri.

2. MICROBIOLOGY AND IMMUNOLOGY ON-LINE. (2021). Retrieved 3 April 2021, from https://www.microbiologybook.org/

GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE….

19 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

spikegen.tr@gmail.com

Tüm hakları saklıdır.

  • Instagram
  • Twitter
  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube
  • Facebook